Ortaklığın Giderilmesi Davasına Cevap Dilekçesi Örneği (Eksik Taraf Teşkili ve Arabuluculuk)

Aşağıdaki dilekçe, elbirliği mülkiyetine konu taşınmazlar için açılan ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davasında, sonradan davaya dahil edilen davalı adına sunulmuş bir cevap dilekçesidir. Kişisel ve tanımlayıcı bilgiler çıkarılmıştır; metin örnek ve temsili nitelik taşır, her somut olay kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.

………. SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO: ……….

DAVALI: ……….

VEKİLİ: Av. Robin Eren

KONU: Davaya cevap dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Davacı ………. tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası usul ve esas bakımından ciddi düzeyde noksanlıklar içermektedir. Şöyle ki:

Her ne kadar müvekkilim ………., bu davaya sonradan dahili davalı olarak eklenmiş olsa da, hem taşınmazların mülkiyet yapısı, hem taraf sıfatları, hem de arabuluculuk sürecinin yasaya aykırı yürütülmesi, davanın bütünüyle hukuken reddini zorunlu kılmaktadır.

Dava konusu edilen taşınmazlar incelendiğinde, bunların bir bölümünün (………. ada ………. parsel vb.) davacının babası ……….’ya değil, ……….’nın babası olan ………. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taşınmazlar ise (………. ada ………. parseller) ……….’nın babası olan ……….’ya ait olup, her iki kişi de henüz taşınmazlar onların mülkiyetinde iken vefat etmiştir. Yani davacı, sanki taşınmazların tümü doğrudan kendi babası ……….’ya aitmiş gibi hareket ederek yalnızca kendi kardeşlerini taraf göstermiştir. Oysa taşınmazların tamamı, miras yoluyla ………. ve ……….’nın mirasçılarına geçmiştir ve bu kişiler arasında müvekkilim de vardır.

Ancak burada önemli olan husus, davacının bu gerçeği bilerek gizlemiş olmasıdır. Zira tarafımızca dosyaya sunulacak belgelerden anlaşılacağı üzere, davacı ………. aynı gün içinde, birincisi yalnızca kardeşlerine karşı, ikincisi ise ……….’nın tüm mirasçılarına karşı olmak üzere iki ayrı arabuluculuk başvurusunda bulunmuştur. İkinci başvuru, taraf sayısının fazlalığı sebebiyle arabulucu tarafından kapatılmıştır. Fakat bu süreçte müvekkilim dahil hiçbir mirasçıya toplantı tarihi ve saati tebliğ edilmemiş, hiçbirine bilgilendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla usulüne uygun bir arabuluculuk süreci yürütülmemiştir. Davacı, arabuluculuk sürecinin usulünce yerine getirilemediğini görmüş, bütün mirasçılara karşı açacağı davanın usul yönünden reddedileceğini anlamıştır. Bu yüzden sadece kendi kardeşlerini kapsayan başvuru üzerinden “anlaşamama tutanağı” sunmuş, diğer mirasçılara karşı gidilen arabuluculuk süreci hiç olmamış gibi hareket etmiştir. (Dosya Numarası ………. olan söz konusu ikinci arabuluculuk dosyasının başvuru formunu ve toplantı tutanağını ekte sunmaktayız.)

Bu durum açıkça göstermektedir ki, arabuluculuk dava şartı şeklen yerine getirilmiş gibi gösterilse de, fiilen yerine getirilmemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi gereğince, geçerli bir dava şartı oluşabilmesi için tüm taraflara usulüne uygun çağrı yapılması, görüşmenin gerçekleştirilmesi ya da en azından çağrıya rağmen gelinmemesi gerekir. Burada ise hiçbir çağrı yapılmamış, toplantı düzenlenmemiş ve süreç arabulucu tarafından kapatılmıştır. Bu nedenle dava şartı oluşmamış olup, davanın usulden reddi gerekmektedir.

Özetle; arabuluculukta gerçeğe uygun şekilde (en azından belli taşınmazlar için), taşınmazların ……….’den kaldığı kabul edilmiş, buna göre başvuru yapılmıştır. Ancak daha sonra dava açılırken, bu başvuru gizlenmiş, yalnızca “kardeşlere karşı başvuru” esas alınmıştır. Sonuç olarak davacı açıkça gerçeğe aykırı dava açmıştır, arabuluculuk sürecini göstermelik olarak kullanmıştır. Bu da dava şartı eksikliğinden usulden red sebebidir.

Öte yandan, davanın taraf teşkili de hatalıdır. Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi davası açılabilmesi için, tüm ortakların (yani elbirliğiyle malik olan tüm mirasçıların) davaya taraf olarak dahil edilmesi zorunludur. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/5236 E., 2020/3649 K. sayılı kararında; “Elbirliği mülkiyetinde tüm ortakların davada taraf olarak yer alması zorunludur. Eksik hasımla açılan ortaklığın giderilmesi davasında karar verilemez.” denilerek bu durum açıkça ifade edilmiştir. Aynı şekilde, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2008/12458 E., 2009/10420 K. sayılı ilamında da “Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda, tüm mirasçılar davaya dahil edilmeden ortaklığın giderilmesi kararı verilemez.” denilmiştir.

Bu bağlamda, davaya konu taşınmazların bir kısmının ……….’ya, bir kısmının ……….’ya ait olduğu, dolayısıyla yalnızca ……….’nın mirasçılarına karşı açılmış olan bu davada eksik taraf teşkili bulunduğu tartışmasızdır. Mahkemenizce eksik taraf teşkili resen gözetilmesi gereken bir husustur. Davacı, ancak tüm paydaşları (mirasçıları) dava dışı bırakmadan ortaklığın giderilmesini talep edebilir. Aksi halde verilecek bir karar, yok hükmünde olur.

Dahili Dava Yoluyla Taraf Genişletilemez (HMK m. 124 sınırlaması)

Mahkemece verilen “dahili davalı olarak eklenmesi” yönündeki süre, yalnızca mevcut mirasçıların tamamlanması için geçerli olabilir. Ancak, davacı taraf başından itibaren eksik veya hatalı tarafla dava açmışsa, bu durum davada taraf değişikliği yapılamayacak kadar esaslı bir eksikliktir. HMK m. 124/1’e göre: “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.”

Bu noktada ayrıca belirtmek isteriz ki, müvekkilim davaya sonradan “dahili davalı” sıfatı ile eklenmiştir. Oysa öğretide ve uygulamada kabul edildiği üzere, ortaklığın giderilmesi davası, hasım gösterilerek açılması gereken bir davadır ve taraf sıfatı dava dilekçesiyle birlikte baştan kurulmalıdır. Bu tür davalarda, sonradan taraf eklemek, özellikle de mülkiyetin dayandığı muris farklı olduğu halde, hakkaniyete ve hukuki düzene aykırıdır. Zira ortaklığın giderilmesi, mülkiyetin sona erdirilmesine dair doğrudan bir müdahaledir ve bu işlem ancak baştan taraf olarak dahil edilen kişiler hakkında yapılabilir.

Davacı, taşınmazlar kendi babasına aitmiş gibi dava açmış; ama sonra maliklerin ………. ve ………. olduğu ortaya çıkmıştır. Yani davayı, muris sıfatı yanlış belirlenerek açmıştır. Bu durumda, dava hatalı hukuki zemine dayanmıştır. Davanın bu hali ile devam etmesi mümkün değildir.

Mirasçılar Tespit Edilmeden Ortaklığın Giderilmesi Talep Edilemez

Ortaklığın giderilmesi davası, paylı ya da elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine yöneliktir. Ancak kimlerin ortak/paydaş olduğunun kesin olarak belirlenmesi gerekir (Yargıtay 14. HD, 2019/4563 E., 2020/1705 K.).

Bu bağlamda, dava konusu taşınmazların maliklerinin kim olduğu net şekilde ortadayken, davacının sadece kendi babasının mirasçılarına karşı dava açması ve diğer mirasçıları sürecin dışında tutması, açıkça TMK m. 2’de yer bulan dürüstlük kuralına aykırıdır. Bu durumda hem dava şartı olan arabuluculuk süreci geçerli şekilde tamamlanmadığından, hem de eksik taraf teşkili nedeniyle hüküm verilemeyeceğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Dosyada diğer önemli husus; mahkemece “Dava konusu taşınmazların tapu kaydındaki maliklerinin davaya dahil edilmesi için davacı vekiline bir aylık kesin süre verilmesine” denilerek davacıya eksikliği gidermesi için kesin süre verilmişse de bu husus yerine getirilmemiştir. Taşınmazlardan ………. ada ………. parsel numaralı taşınmazlar, ……….’den kalan taşınmazlar olup ……….’nin tüm mirasçıları elbirliği ile malik konumunda iken; davacı, bu taşınmazlar ……….’ın oğlu olan ……….’dan kalmış gibi yalnızca ……….’nin mirasçılarını davaya dahil etmiştir. Söz konusu taşınmazlar için dosyaya ibraz edilen tapu kayıtları incelenirse, söylediklerimizin doğru olduğu, davacının dahili davalıların kim olacağını dahi eksik belirttiği ortaya çıkacaktır. Bu yönüyle, verilen kesin süre içinde tapudaki tüm malikleri davaya dahil edemeyen davacının davasının reddedilmesi gerekmektedir.

DELİLLER

Tanık, keşif, bilirkişi, yemin, arabuluculuk tutanakları, tapu kayıtları, mirasçılık belgeleri ve her türlü sair delil.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda izah edilen nedenlerle;

Arabuluculuk süreci usulüne uygun şekilde yürütülmediğinden, dava şartı oluşmadığı gerekçesiyle;

Muris yanlış belirlenmiş olup bu eksikliğin daha sonra diğer kişilerin dahili davalı olarak eklenmesi sureti ile tamamlanamayacağı gerekçesiyle;

Dava konusu taşınmazlarda malik olan murislerin tüm mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılama yapılamayacağından, eksik taraf teşkili sebebiyle;

Davanın dayanağında yer alan iddiaların maddi gerçekle uyuşmaması ve kötü niyetli davacının süreci manipüle etmesi nedeniyle;

Davanın usulden reddine;

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

……….

Davalı Vekili
Av. Robin Eren

EK: Arabuluculuk evrakları