Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası Dilekçesi Örneği (Terditli Tenkis ve İhtiyati Tedbir Talepli)

Aşağıdaki dilekçe, babalarının sağlığında taşınmazlarını yalnızca erkek çocuklarına satış göstererek devretmesi üzerine kız mirasçılar adına açılan muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasına aittir. Dilekçede terditli olarak tenkis talebi, taşınmazların üçüncü kişilere devri ihtimaline karşı bedel talebi ve teminatsız ihtiyati tedbir talebi de yer almaktadır. Kişisel ve tanımlayıcı bilgiler çıkarılmıştır; metin örnek ve temsili nitelik taşır, her somut olay kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.

…………… NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

*İhtiyati Tedbir Taleplidir

DAVACILAR: 1- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Adres: ……………
2- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Adres: ……………
3- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Adres: ……………
4- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Adres: ……………
5- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Adres: ……………

DAVACILAR VEKİLİ: Av. Robin Eren

DAVALILAR: 1- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Mernis adreslidir.
2- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Mernis adreslidir.
3- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Mernis adreslidir.
4- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Mernis adreslidir.
5- …………… (T.C. Kimlik No: ……………) Mernis adreslidir.

DAVA DEĞERİ: 1.000,00 TL (Harca esas değer olup, bilirkişi raporu sonrası tam ve kesin değer belirlendiğinde artırılacaktır.)

KONU: Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve taşınmazların davacı mirasçıların payları oranında tescili, bunun mümkün olmaması durumunda terditli olarak saklı paylı mirasçı olan müvekkillerin saklı payına tecavüz eden kısmın tenkisine karar verilmesi, dava konusu taşınmazların bir kısmının veya tamamının davalılar tarafından iyiniyetli üçüncü kişilere devredilmiş olması ihtimaline binaen; tapu iptal ve tescil talebimizin imkansızlaşması durumunda, taşınmazların karar tarihine en yakın güncel rayiç bedellerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi ve ihtiyati tedbir taleplerimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

ÖNEMLİ NOT: Davalılar, açacağımız davadan haberdar olup mal kaçırmak için dava konusu olan (muristen davalılara geçen) taşınmazları satışa koymuşlardır. Sitelere satış ilanı vermişler ve binanın üzerine büyük “satılık” tabelası asmışlardır. Bununla ilgili görselleri ekte sunacağız. Fakat bugün yapmış olduğumuz sorguda henüz taşınmazların devredilmemiş olduğunu gördük. (Yalnızca davalı ……………, dava riskine karşı taşınmazlardan birindeki payını oğlu olan davalı …………… adına devretmiştir.) Mahkemece acilen sistem üzerinden sorgu yapılıp, davalıların adına olan söz konusu iki taşınmaz hakkında satılmamaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederiz:

  • …………… ili …………… ilçesi …………… Mahallesi …………… Mevkii …………… Ada …………… Parsel numaralı, tapu alanı …………… metrekare olan taşınmaz (betonarme dükkanlar ve arsası)
  • …………… ili …………… ilçesi …………… Mahallesi …………… Mevkii …………… Ada …………… Parsel numaralı, tapu alanı …………… metrekare olan tarla nitelikli taşınmaz

1- Mirasçılık Durumu:

Müvekkillerin babası muris ……………, …………… tarihinde vefat etmiştir. Geriye mirasçı olarak ekte sunulan mirasçılık belgesinden de anlaşılacağı üzere; davacı 5 kız evlat, davalı 4 erkek evlat, davaya katılmayan 1 kız evlat ve sağ eş kalmıştır.

2- Muvazaalı İşlemler ve Mal Kaçırma Kastı:

Davacıların şu an itibarıyla bilgi sahibi olduğu kadarıyla muris, …………… yılından sonra, üzerine kayıtlı olan tüm taşınmazları, kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla davalı erkek evlatların üzerine devretmiştir. Bu devirler tapuda “satış” olarak gösterilmiş olsa da, aslında mirasçı olan kızlardan mal kaçırma niyeti ile yapılmıştır. (Bu niyetlerinin anlaşılmaması için malların bir kısmı önce üçüncü kişilere devredilmiş, daha sonra üçüncü kişilerden mirasçı erkek evlatlara devir işlemi gerçekleştirilmiş olabilir.) Nitekim devir yapılan bütün mirasçıların erkek olması ve devir yapılmayan bütün mirasçıların da kız olması, bu durumu açıkça ortaya koymaktadır.

Geleneksel Yapı: Murisin yaşadığı çevre ve sosyal durumu göz önüne alındığında, mirasını sadece erkek evlatlara bırakma düşüncesiyle hareket ettiği sabittir. Gerçekten de bütün erkek evlatlara devir işlemi gerçekleştirilmiş ve bütün kız evlatlar bu işlemlerin dışında bırakılmıştır.

Maddi Durum: Dava konusu taşınmazların değeri çok yüksektir. Devir tarihlerinde davalıların bu taşınmazları satın alabilecek ekonomik güçleri bulunmamaktadır. Henüz iş hayatına atılmamış gençlerdi. Muris ise maddi durumu yerinde olup, taşınmaz satmasını gerektirecek bir borcu veya ihtiyacı yoktur.

O tarihte müteveffa ……………’nin davalı oğulları henüz genç yaşlarındadırlar. Dava konusu taşınmazlar çok değerli taşınmazlar olup davalıların taşınmazları alacak ekonomik güçleri de bulunmamaktadır. Mahkemeniz tarafından yapılacak yargılamada da bu durum sübuta erecektir.

Yargıtay’ın 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, miras bırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olması durumlarını muris muvazaası olarak nitelendirmektedir. Somut olayımızda yapılacak yargılamada görüleceği üzere muris muvazaası olduğu ortaya çıkacaktır. Bu nedenle müteveffa ……………’nin davalılara yaptığı satışlar muvazaa nedeniyle geçersizdir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin E. 2016/17172, K. 2020/1556 sayılı ve 4.3.2020 tarihli kararında “Miras bırakan ile davacı oğlu C. arasında husumet bulunduğu, mirasbırakan C. N.’nin değişik tarihlerde yapılan birden çok ölünceye kadar bakım akdi işlemleri ile mal varlığının büyük bir kısmını oluşturan dava konusu taşınmazları davalı torununa ve gelinine temlikinde bakıp gözetilme koşulunun değil de davacıdan mal kaçırma düşüncesinin ön planda tutulduğu ve bu iradeyle işlemleri gerçekleştirdiği, mirasbırakanın temlik dışı kalan taşınmazlarının değeri dikkate alındığında davalılara yapılan temlikler bakımından makul sınırın aşıldığı, bakım ve gözetim amacını taşınmazlarının bir kısmını vermek suretiyle de gerçekleştirebileceği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.” şeklindedir. Müteveffa ……………’nin muvazaalı bir şekilde davalı oğullarına yaptığı (araya üçüncü kişileri de koyarak) sözde satışlar, ilçe merkezinde bulunan en değerli taşınmazlarıdır.

Davalılar lehine yapılan bu devir işlemleri muvazaalı bir şekilde yapıldığından Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “dürüstlük ilkesine” de aykırıdır.

Yapılacak yargılamada dava konusu taşınmazların devir tarihindeki değerleri ile gerçek değerlerinin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında, davaya konu gayrimenkullerin satış tarihlerinde olması gereken değerlerle tapuda gösterilen satış bedelleri arasında çok büyük farkların olduğu anlaşılacaktır. (Ayrıca taşınmazların bedeli olarak bir ödeme de yapılmadığı görülecektir.) Yargıtay, bu durumların murisin muvazaalı hareket ettiği konusunda yol gösterici nitelikte olduğunu vurgulamaktadır.

Sayın Mahkemenizce mahalli bilirkişiler ve göstereceğimiz tanıklar dinlendiğinde haklılığımız ortaya çıkacaktır. Sayın Mahkemenizce ilgili yerlere yazılacak müzekkereler sonucu gelen cevabi yazılar ve tüm yasal delillerimiz birlikte değerlendirildiğinde davamızın sübuta erdiği ortaya çıkacaktır. Davacı müvekkiller, miras hakkının çiğnenmesinden ötürü zarara uğrayan kişiler olarak ve kendi miras haklarına dayanarak, dava hakkı miras bırakanın ölümüyle doğduğundan haklı davalarını açmış bulunmaktadır.

Ada ve parsel bilgilerini tespit ettiğimiz ve Mahkemece tespit edilecek taşınmazların ilk malikinin müteveffa …………… olduğu, …………… Tapu Müdürlüğünden tapu kayıtları celp edildiğinde sübuta erecektir.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Talebimize İlişkin Olarak: Taraflar arasında yapılan söz konusu işlemlerin muvazaalı olduğu ve mal kaçırma kastı ile gerçekleştirildiği ortadadır. Çünkü miras bırakanın en değerli mallarının bir takım işlemlerden sonra erkek çocuklarının üzerine geçmiş olması, yapılan satışların mal kaçırma saiki ile yapıldığının açık göstergesidir. Nitekim muris muvazaası, bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Yargıtay kararlarında dikkat edilen kriterler şu şekildedir:

  • Yörenin gelenekleri (o bölgede kızların mirastan pay almayacağına dair genel kanı söz konusu ise)
  • Toplumsal eğilimler
  • Miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin olup olmadığı
  • Davalının ekonomik gücü
  • Miras bırakanın ekonomik gücü
  • Satış bedeli ile gerçek bedel arasındaki fark
  • Aile içi ilişkiler
  • Murisin mirasçıları ile husumetinin olup olmadığı
  • Taşınmazı devralan kişinin muris ve mirasçılar ile ilişkisi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.06.2015 tarih ve 2013/1-1634 E., 2015/1531 K. sayılı kararında: “Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır. (…) Hal böyle olunca, temlik tarihinde miras bırakanın ekonomik durumunun iyi olması, taşınmaz mal satma ihtiyacının bulunmaması, taşınmazın temlik tarihindeki gerçek değeri ile akitte gösterilen değeri arasında fahiş fark bulunması, davalının torunu olup, temlikin yapıldığı tarihte 16 yaşında olması ve alım gücünün bulunmaması (…) miras bırakan tarafından yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı anlaşıldığından, davanın kabulü gerektiğine değinen bozma ilamına uyulması gerekirken, direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” şeklindedir.

Fer’i Talebimiz Olan Tenkis Talebimize İlişkin Olarak: Yargıtay kararlarına göre tapu iptal davası ile tenkis davası terditli olarak birlikte açılabilmektedir. Şöyle ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.11.2016 tarih ve 2014/1-1308 E., 2016/1011 K. sayılı ilamında “Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.4.1990 gün ve 1990/1-152-1990/236 sayılı kararında da vurgulandığı üzere davada dayanılan maddi olaylar bakımından birkaç hukuki nedenin bir arada gösterilmesinde ilke olarak usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur.” şeklindedir.

Görüldüğü gibi tapu iptal ve tescil talebimiz kabul edilmediği takdirde saklı paylı mirasçı olan müvekkillerin saklı paylarına tecavüz eden kısmın tenkisine karar verilmesini talep etmekteyiz. Zira söz konusu işlem satım amacıyla yapılmış ve geçerli olmuş olsa dahi müvekkillerin kanunen sayılan saklı payları dikkate alınmamıştır. Mahkemeniz birincil talebimiz hakkında aksi kanaatte olursa, yapılan bu tasarrufların müvekkillerin saklı paylarını (mahfuz hisselerini) ihlal ettiği açık olduğundan, saklı paya tecavüz eden kısmın tenkisine karar verilmesini talep ederiz.

3- Tespit Ettiğimiz Taşınmazlar ve Taşınmaz Bilgilerinin Tespiti Talebi:

Tarafımızca …………… Tapu Müdürlüğü nezdinde yapılan harici araştırmalar neticesinde, muris …………… adına kayıtlıyken çocuklarına satış olarak göstererek miras kaçırdığı iki taşınmaz tespit edilmiştir:

a) …………… ili …………… ilçesi …………… Mahallesi …………… Mevkii …………… Ada …………… Parsel numaralı, tapu alanı …………… metrekare olan taşınmaz (betonarme dükkanlar ve arsası)

Bu taşınmaz, muris tarafından oğlu davalı ……………’e satış olarak gösterilerek hileli bir şekilde devredilmiştir. Bu davalı ise daha sonra taşınmazı erkek kardeşleri olan diğer davalılarla paylaşmıştır. (Davalılardan ……………, payını oğlu ……………’e yine hileli olarak devretmiş olup, bu kişi de davalı olarak dosyaya eklenmiştir.) Taşınmaz, ilçenin tam kalbinde olup oldukça değerlidir. Ölmesi durumunda kızlarının pay sahibi olması riskini göze alamayan muris, taşınmazı hileli bir şekilde, kardeşleriyle paylaşması için erkek çocuğuna devretmiştir.

b) …………… ili …………… ilçesi …………… Mahallesi …………… Mevkii …………… Ada …………… Parsel numaralı, tapu alanı …………… metrekare olan tarla nitelikli taşınmaz

Bu taşınmaz da …………… yılında, yani murisin ölümüne yakın ve öleceğini düşündüğü süreçte, erkek çocukları olan davalılara satış olarak gösterilip hileli şekilde devredilmiştir. Taşınmaz halen davalıların adınadır.

Müvekkiller, babalarının sağlığında yapılan bu gizli devirlerden tam olarak haberdar edilmemişlerdir. Bu nedenle, Sayın Mahkemenizce ilgili Tapu Müdürlüklerine müzekkere yazılarak ve Türkiye geneli sorgu yapılarak, muris …………… adına kayıtlıyken …………… yılından ölümüne dek davalılara (ve paravan olarak kullanılan üçüncü kişilere) devredilen tüm taşınmazların TAKBİS üzerinden sorgulanarak tespitini talep ederiz.

4- Taşınmazların Üçüncü Kişilere Devri Halinde Tazminat Talebi:

Dava konusu taşınmazların bir kısmının veya tamamının davalılar tarafından iyiniyetli üçüncü kişilere devredilmiş olması ihtimaline binaen; tapu iptal ve tescil talebimizin imkansızlaşması durumunda, taşınmazların devir tarihindeki değil, karar tarihine en yakın güncel rayiç bedellerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur.

5- İhtiyati Tedbir Talebi:

Davalıların, davadan haberdar oldukları gibi dava konusu taşınmazları üçüncü kişilere devrederek davayı sonuçsuz bırakma riski bulunmaktadır. (Nitekim davalı ……………, taşınmazlardan birindeki payını oğlu olan davalı ……………’e devretmiştir bile.) Bu nedenle, davanın sonucunda elde edilecek hükmün infazının imkansız hale gelmemesi, müvekkillerimin telafisi güç zararlara uğramaması ve ayrıca üçüncü iyiniyetli kişilerin bu durumdan olumsuz etkilenmemesi adına; HMK m. 389 vd. uyarınca, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ederiz.

Tedbir talebi teminatsız olarak kabul edilmelidir. Davacı müvekkiller kız evlatlar olup kendilerinden miras kaçırılmıştır. Ekonomik olarak teminat ödeyemeyecek durumdadırlar. Bu nedenle dava konusu taşınmazlara tedbirin teminatsız olarak konulmasını talep etmekteyiz. Anayasa’nın 35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.” hükmüyle miras hakkı güvence altına alınmıştır. Davacı müvekkillere babalarından kalan mirasa davalı kardeşler tarafından muvazaalı bir şekilde el konulup mağdur edildiklerinden, tekrar mağdur olmamaları için tedbirin teminatsız olarak konulması gerektiği kanaatindeyiz.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK, HMK, 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İBK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER

1- Mirasçılık belgesi,

2- Tapu kayıtları (müzekkere ile celbi talep olunur), TAKBİS ve TAKPAS kayıtları,

3- Tanıklar (isimleri bilahare bildirilecektir),

4- Bilirkişi incelemesi ve keşif,

5- Nüfus kayıtları,

6- Banka kayıtları,

7- Her türlü yasal delil, Yargıtay kararları ve sair delil ahkamı.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

1. Tensiple beraber:

Davalıların mal kaçırma kastı göz önünde bulundurularak bilgilerini verdiğimiz iki taşınmaza satılamaz ve devredilemez şekilde TENSİBEN İVEDİLİKLE TEMİNATSIZ TEDBİR KONULMASINA, aksi kanaatte iseniz uygun teminat karşılığında İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA karar verilmesine,

…………… Tapu Müdürlüğüne yazı yazılarak geçmişte müteveffa …………… adına olup daha sonra davalıların (veya önce üçüncü kişilerin, sonra davalıların) adına geçen taşınmazların tespitine ve davaya eklenmesine, bu taşınmazların satılmaması için de ihtiyati tedbir kararı verilmesine,

2. Sonuçla beraber:

Davamızın KABULÜNE;

Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla geçmişte müteveffa adına olup şu an davalılar adına kayıtlı olan taşınmazların TAPU KAYITLARININ İPTALİ ile veraset ilamındaki paydaşların payları oranında TESCİLİNE, mümkün değilse tazminine,

Bunun mümkün olmaması durumunda, satış sözleşmesi saklı pay kuralının çiğnenmesi amacıyla gerçekleştiğinden saklı paylı mirasçı olan müvekkillerin saklı paylarına tecavüz eden kısmın tenkisine,

Dava konusu taşınmazların bir kısmının veya tamamının davalılar tarafından iyiniyetli üçüncü kişilere devredilmiş olması ihtimaline binaen; tapu iptal ve tescil talebimizin imkansızlaşması durumunda, taşınmazların karar tarihine en yakın güncel rayiç bedellerinin davalılardan tahsiline,

Yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz.

……………

Davacılar Vekili
Av. Robin Eren

EKLER:
– Vekaletname örnekleri
– Veraset ilamı örneği
– Davalıların mal kaçırma saikinde olduğunu gösteren fotoğraflar