Mehmet Amca yetmiş sekiz yaşında. Yıllardır yanında kalan, hastanelere taşıyan küçük oğluna evini bırakmak istiyor. Bir akşam oturup bir kâğıda “Evim Ahmet’e kalsın” yazıyor, altına imzasını atıp çekmeceye koyuyor. Vefatından sonra diğer çocuklar bu kâğıdı görünce ilk sorulan soru şu oluyor: Bu yazı geçerli mi?
Cevap çoğu zaman kâğıttaki tek bir eksikliğe bağlı. Tarih yoksa, metin bilgisayarda yazılıp sadece imzalandıysa ya da bırakılan pay kanunun koruduğu sınırı aşıyorsa, iyi niyetle yazılmış bir vasiyet ya tamamen geçersiz sayılır ya da yıllar süren bir davanın konusu olur. Vasiyetnamenin nasıl yapıldığını, hangi durumda iptal edilebildiğini bu yüzden önceden bilmek gerekiyor.
Vasiyetname Nedir, Kim Yapabilir?
Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının kime ve nasıl geçeceğine dair tek taraflı olarak yaptığı ölüme bağlı tasarruftur. Miras sözleşmesinden farkı, karşı tarafın onayına ihtiyaç duymaması ve kişinin istediği zaman vasiyetinden dönebilmesidir.
Türk Medeni Kanunu’na göre vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak yeterlidir. Yaşlılık tek başına engel değildir; önemli olan, vasiyetname yapıldığı anda kişinin ne yaptığını anlayıp sonuçlarını değerlendirebilecek durumda olmasıdır. İleri yaşta yapılan vasiyetnamelerde bu noktanın sağlık raporuyla desteklenmesi, ileride çıkabilecek “ehliyetsizdi” iddialarına karşı ciddi bir güvence sağlar.
Vasiyetname Türleri: Hangisi Size Uygun?
Kanun üç şekil öngörüyor. Şekil kurallarına uyulmaması vasiyetnamenin iptal sebebidir; bu yüzden hangi türü seçtiğiniz kadar, o türün şartlarını eksiksiz yerine getirmeniz de önemlidir.
Resmi Vasiyetname
Noter, sulh hukuk hakimi ya da kanunla yetkilendirilmiş bir memur önünde, iki tanık huzurunda yapılır. Vasiyetçi isteğini memura bildirir, memur metni yazar ya da yazdırır, vasiyetçi okuyup imzalar. Tanıklar da vasiyetçinin metni kendi huzurlarında okuyup imzaladığını ve tasarruf ehliyetine sahip göründüğünü beyan ederek imzalar.
En güvenli yol budur. Metin resmi bir kurumda saklanır, kaybolma veya yok edilme riski neredeyse ortadan kalkar ve şekil yönünden itiraz edilmesi oldukça zordur. Malvarlığı büyük olan ya da mirasçılar arasında anlaşmazlık beklenen ailelerde ilk tercih resmi vasiyetname olmalıdır.
El Yazılı Vasiyetname
Baştan sona vasiyetçinin kendi el yazısıyla yazılması, yapıldığı yıl, ay ve günün belirtilmesi ve imzalanması gerekir. Bilgisayarda yazılıp sadece imzalanan metin el yazılı vasiyetname sayılmaz. Tarihin eksik olması ya da metnin bir kısmının başkası tarafından yazılması da geçerliliği tehlikeye atar.
El yazılı vasiyetname açık veya kapalı olarak saklanmak üzere notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılabilir. Bunu yapmanızı özellikle öneririz; evde saklanan bir vasiyetnamenin “bulunamaması” ne yazık ki uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.
Sözlü Vasiyetname
Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, salgın ya da savaş gibi olağanüstü durumlarda, başka şekilde vasiyetname yapılamıyorsa iki tanığa sözlü olarak bildirilen son arzudur. Tanıkların bu beyanı gecikmeden yazıya geçirip sulh veya asliye hukuk hakimine vermeleri gerekir. Olağanüstü durum ortadan kalktıktan sonra bir ay içinde başka şekilde vasiyetname yapma imkânı doğduğu halde yapılmazsa, sözlü vasiyetname hükümsüz hale gelir.
Vasiyetle Her Şeyi İstediğiniz Kişiye Bırakabilir misiniz?
Hayır. Kanun bazı yakın mirasçıların payının belirli bir kısmını “saklı pay” olarak korur. Altsoyun (çocuklar, torunlar) saklı payı yasal miras payının yarısı, anne ve babadan her birinin saklı payı yasal payın dörtte biridir. Sağ kalan eş, altsoy veya anne baba ile birlikte mirasçı olduğunda yasal payının tamamı, diğer hallerde dörtte üçü oranında korunur. Kardeşlerin ise saklı payı yoktur.
Saklı payı aşan bir vasiyetname kendiliğinden geçersiz olmaz. Ancak saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açarak bu aşan kısmın indirilmesini isteyebilir. Yani başta verdiğimiz örnekte Mehmet Amca evi tek oğluna bırakabilir; ama diğer çocukların saklı payları zedeleniyorsa onlar da bu payı dava yoluyla talep edebilir.
Mirasçılıktan Çıkarma Ayrı Bir Konudur
Saklı paylı bir mirasçıyı tamamen dışarıda bırakmak ancak kanunda sayılan ağır sebeplerin varlığı halinde mümkündür: mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlenmesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ağır biçimde ihlal edilmesi gibi. Çıkarma sebebinin vasiyetnamede açıkça yazılması gerekir; “hayırsız evlattır” gibi genel bir ifade çoğu zaman yetmez.
Vasiyetname Nasıl Açılır?
Ölümden sonra vasiyetnameyi elinde bulunduran kişi (noter, aile üyesi, avukat fark etmez) onu öğrenir öğrenmez sulh hukuk mahkemesine teslim etmekle yükümlüdür. Mahkeme vasiyetnameyi açar, ilgilileri çağırarak okur ve mirasçılara birer örneğini tebliğ eder.
Vasiyetnameyi saklamak veya yok etmek ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilir. Bu aşamadaki tebliğ önemlidir; çünkü iptal ve tenkis davalarına ilişkin süreler çoğunlukla bu tarihle bağlantılı olarak işlemeye başlar.
Vasiyetnamenin İptali Davası: Sebepler ve Süreler
Mirasçılar veya vasiyetnameden hak sahibi olanlar şu sebeplerden birinin varlığı halinde iptal davası açabilir:
- Vasiyetçinin vasiyetname yaptığı sırada tasarruf ehliyetine (ayırt etme gücüne) sahip olmaması,
- Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisiyle yapılmış olması,
- İçeriğin, eklenen koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması,
- Kanunda öngörülen şekil kurallarına uyulmamış olması.
İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Her halükârda vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren on yıl geçtikten sonra dava açılamaz; iyiniyetli olmayan davalılara karşı bu süre yirmi yıldır. Süreler hak düşürücü niteliktedir, yani kaçırıldığında hak kaybedilir.
Ehliyetsizlik iddiasında ispatın ağırlığı genellikle sağlık kayıtları ve Adli Tıp raporu üzerinde toplanır. Yerleşik içtihada göre vasiyetname tarihindeki ayırt etme gücü, o döneme ait hastane kayıtları, ilaç kullanımı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Sık Yapılan Hatalar
- Bilgisayar çıktısını imzalamak: El yazılı vasiyetname baştan sona el yazısıyla olmalıdır; matbu metne atılan imza yetmez.
- Tarihi unutmak: Yıl, ay ve gün belirtilmeyen el yazılı vasiyetname iptal riskiyle karşı karşıyadır.
- Saklı payı hesaba katmamak: Tüm malı tek kişiye bırakmak, aile içinde uzun bir tenkis davasının kapısını açar.
- Vasiyetnameyi evde saklamak: Kaybolan veya ortadan kaldırılan vasiyetname, hiç yapılmamış gibi sonuç doğurur.
- Tanıkları yanlış seçmek: Resmi vasiyetnamede vasiyetten yararlanan kişiler ve yakınları tanık olamaz.
- Süreleri kaçırmak: Vasiyetnameye itiraz edecek mirasçılar için bir yıllık süre çok çabuk dolabilir.
Van Miras Avukatı ile Vasiyetname Hazırlığı ve İptal Davası
Vasiyetname hazırlarken asıl iş, malvarlığının ve mirasçıların tablosunu çıkarıp saklı payları hesaplamak ve son arzuyu bu sınırlar içinde en sağlam şekilde kağıda dökmektir. Bir avukatla birlikte hazırlanan vasiyetname, ileride mirasçılar arasında çıkabilecek çekişmeleri büyük ölçüde önler.
Sizin hakkınızı zedeleyen bir vasiyetname ile karşılaştıysanız da beklemeyin. İptal ve tenkis davalarında süreler kısa, deliller ise zamanla kaybolabilir. Tebliğ aldığınız anda dosyayı bir uzmana inceletmek, hangi davanın sizin için daha uygun olduğunu belirlemenin en sağlıklı yoludur.
Sonuç
Vasiyetname, sevdiklerinizin geleceğini düzenlemenin en güçlü araçlarından biri; ama şekil kurallarına uyulmazsa ya da saklı paylar göz ardı edilirse niyetinizin tam tersi bir sonuç doğurabilir. Vasiyetname yapmayı düşünüyorsanız resmi şekli tercih edin, el yazılı yapacaksanız tarih ve imzayı eksiksiz koyup metni notere bırakın. Bir vasiyetnameye itiraz edecekseniz de tebliğ tarihinden itibaren işleyen bir yıllık süreyi gözden kaçırmayın.
Hukuki danışmanlık için Av. Robin Eren: 0553 490 5138 | avukatrobineren.com
Yorum yaz