Mehmet, işten dönerken kırmızı ışıkta beklediği sırada arkadan gelen bir aracın çarpmasıyla yaralandı. Bacağında kırık vardı, iki ameliyat geçirdi, aylarca çalışamadı. Bir yıl sonra yürüyebiliyordu ama eskisi gibi değildi: merdiven çıkarken zorlanıyor, inşaattaki işine dönemiyordu. Karşı tarafın sigorta şirketi ise ona yalnızca küçük bir tutar teklif etti.
Bu tabloyla karşılaşan pek çok kişi aynı soruyu sorar: Kalıcı bir sakatlık kaldıysa gerçekte ne kadar tazminat alınabilir ve bu süreç nasıl işler? Cevap büyük ölçüde iki belgeye dayanır: maluliyet (engellilik) raporu ve kusur raporu. Bu ikisi doğru hazırlanmadığında, hak edilen tazminatın önemli bir kısmı kaybedilebilir.
Trafik Kazasında Sakatlık Tazminatı Hangi Kalemlerden Oluşur?
Türk Borçlar Kanunu 54. maddesi bedensel zararları sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Yani tazminat tek bir kalemden ibaret değildir.
- Geçici iş göremezlik tazminatı: Tedavi ve iyileşme döneminde hiç çalışamadığınız süre için kaybettiğiniz gelir.
- Sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı: Kazadan sonra kalıcı olarak azalan çalışma gücünüzün, kalan çalışma ömrünüz boyunca size kaybettireceği gelir. Genellikle en yüksek kalem budur.
- Tedavi giderleri: Hastane, ilaç, fizik tedavi, protez gibi masraflar. Kaza sonrası tedavi giderlerinde SGK’nın sorumluluğu da gündeme gelir; bu nedenle hangi giderin kimden isteneceği dosya bazında değerlendirilmelidir.
- Bakıcı gideri: Yaralanan kişi iyileşme sürecinde ya da kalıcı olarak başkasının bakımına muhtaçsa, bu bakım yakınları tarafından karşılansa bile tazminat konusu olabilir.
- Manevi tazminat: Yaşanan acı, elem ve hayat kalitesindeki düşüş için TBK 56. madde kapsamında istenir. Önemli not: zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz; bu talep doğrudan sürücüye ve araç işletenine yöneltilir.
Maluliyet Raporu Neden Bu Kadar Önemli?
Sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında temel alınan oran, maluliyet raporundaki oranıdır. Yüzde 10 ile yüzde 20 arasındaki fark, hesaplanan tazminatı neredeyse iki katına çıkarabilir. Bu yüzden raporun hangi kurumdan ve hangi mevzuata göre alındığı sonucu doğrudan etkiler.
Rapor hangi kurumdan ve hangi yönetmeliğe göre alınır?
Uygulamada rapor, yetkili bir tam teşekküllü hastaneden ya da dava aşamasında mahkemenin görevlendirdiği Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesinden alınır. Yerleşik içtihada göre maluliyet oranı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenmelidir. Farklı yönetmeliklere göre hazırlanmış raporlar arasında ciddi oran farkları çıkabildiği için, sigorta şirketinin kendi aldırdığı rapora kayıtsız şartsız güvenmemek gerekir.
Erken alınan rapor sorun çıkarır mı?
Evet, çıkarabilir. Tedavi tamamlanmadan, iyileşme süreci oturmadan alınan rapor kalıcı durumu doğru yansıtmayabilir. Hekimler genellikle iyileşmenin tamamlandığı ve durumun kalıcılık kazandığı bir dönemi bekler. Aceleyle alınmış düşük oranlı bir rapor, sonradan itiraz edilerek düzeltilebilir ama bu süreci uzatır.
Sigorta Şirketine Başvurmadan Dava Açılabilir mi?
Hayır. Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesine göre, zorunlu trafik sigortası kapsamındaki tazminat için dava açmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir. Şirket 15 gün içinde cevap vermezse ya da verdiği cevap tatmin edici değilse, dava veya tahkim yoluna gidilebilir.
Başvuruda kaza tespit tutanağı, hastane kayıtları, maluliyet raporu, kimlik ve banka bilgileri gibi belgelerin eksiksiz sunulması önemlidir. Eksik belgeyle yapılan başvurular gecikmeye ve ileride usul tartışmalarına neden olabilir.
Kazaya karışan araç sigortasızsa ya da kaçtıysa ne olur?
Bu durumda başvuru Güvence Hesabı’na yapılır. Güvence Hesabı, sigortasız ya da tespit edilemeyen araçların neden olduğu bedensel zararları, zorunlu trafik sigortası limitleri içinde karşılar. Sürücünün kimliği belirlenemese bile mağdur tamamen çaresiz kalmaz.
Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Sürekli iş göremezlik tazminatı, uzman bir aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanır. Hesaplamada kişinin yaşı, kazanç durumu, maluliyet oranı, kusur oranı ve bakiye ömrü birlikte değerlendirilir. Düzenli geliri olmayan, ev hanımı veya öğrenci gibi kişiler için de tazminat hesaplanır; bu durumda genellikle asgari ücret esas alınır.
Kusur oranı burada belirleyici rol oynar. Kazada yaralananın da kusuru varsa (örneğin emniyet kemeri takmamışsa ya da yaya olarak kurallara uymamışsa), TBK 52. madde uyarınca tazminattan indirim yapılabilir. Hatır için, yani ücretsiz olarak araçta taşınan yolcular bakımından da TBK 51. madde çerçevesinde hakkaniyet indirimi gündeme gelebilir.
Zamanaşımı Süreleri: Geç Kalırsanız Ne Olur?
Karayolları Trafik Kanunu 109. maddesine göre tazminat talebi, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa (örneğin taksirle yaralama), ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı süresi tazminat talebi için de uygulanır.
Bu kural pek çok mağdur için hayat kurtarır, ama buna güvenerek beklemek doğru değildir. Delillerin kaybolması, tanıkların ulaşılamaz hale gelmesi ve kamera kayıtlarının silinmesi gibi riskler zamanla artar.
Van Tazminat Avukatı Olarak Sık Karşılaştığımız Hatalar
- Sigorta şirketinin ilk teklifini, maluliyet oranını bağımsız olarak değerlendirmeden kabul edip ibraname imzalamak.
- Tedavi bitmeden maluliyet raporu almak ve düşük çıkan oranla yetinmek.
- Kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımına itiraz etmemek. Tutanak bağlayıcı değildir; bilirkişi incelemesiyle kusur oranı değişebilir.
- Hastane fişlerini, reçeteleri ve ulaşım masraflarını saklamamak.
- Manevi tazminatın da sigortadan alınabileceğini düşünüp sürücü ve araç sahibine ayrıca dava açmamak.
- Kazanç durumunu gösteren belgeleri (bordro, SGK kaydı, vergi levhası) dosyaya sunmamak.
Sonuç
Trafik kazası sonrası kalıcı bir sakatlık kaldıysa, tazminat süreci yalnızca sigortaya bir dilekçe vermekten ibaret değildir. Maluliyet oranı, kusur dağılımı ve gelir belgeleri doğru kurgulanmadığında, kişi yıllarca taşıyacağı bir kaybın karşılığını alamayabilir.
Kazadan sonra ilk iş olarak tüm tıbbi belgeleri bir dosyada toplayın, sigorta şirketinin teklifini imzalamadan önce mutlaka hukuki destek alın ve zamanaşımı sürelerini takip edin. Haklarınızı ilk adımda doğru belirlemek, sonradan telafi edilmesi zor kayıpları önler.
Hukuki danışmanlık için Av. Robin Eren: 0553 490 5138 | avukatrobineren.com
Yorum yaz