Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? Ev ve Araba Kime Kalır?

On iki yıllık evliliğin ardından boşanma kararı veren Zeynep, en çok bir konuda endişeliydi: Evliliğin beşinci yılında kredi ile alınan ve tapusu eşinin adına kayıtlı olan daire. Eşi her fırsatta “Tapu benim adıma, sana hiçbir şey düşmez” diyordu. Peki gerçekten öyle mi? Tapunun kimin üzerinde olduğu, boşanmada malın kime kalacağını tek başına belirler mi?

Kısa cevap: Hayır. Türk hukukunda evlilik içinde edinilen mallar, kimin adına kayıtlı olursa olsun, kural olarak eşler arasında paylaşılır. Ancak bu paylaşımın nasıl yapılacağı, hangi malların paylaşıma girip hangilerinin girmediği ve hangi sürelere dikkat edilmesi gerektiği, çoğu kişinin bilmediği ayrıntılar içerir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Hangi Kurallara Göre Yapılır?

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile birlikte yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi” olmuştur (TMK m.202). Eşler evlenmeden önce ya da evlilik sırasında noterde mal rejimi sözleşmesi yaparak başka bir rejim seçmemişse, bu rejim kendiliğinden uygulanır.

Bu rejimin temel mantığı şudur: Evlilik süresince emekle kazanılan değerler ortak bir çabanın ürünü sayılır. Bu nedenle boşanma sırasında her eş, diğer eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir.

2002 öncesi edinilen mallar ne olacak?

1 Ocak 2002 tarihinden önce edinilen mallar için eski Medeni Kanun döneminin yasal rejimi olan mal ayrılığı esas alınır. Bu dönemde edinilen bir mal için eş, ancak o malın alınmasına somut bir katkıda bulunduğunu ispatlarsa “katkı payı alacağı” talep edebilir. Evliliği 2002 öncesine uzanan çiftlerde tasfiye, iki dönem ayrı ayrı hesaplanarak yapılır.

Hangi Mallar Paylaşıma Girer, Hangileri Girmez?

Paylaşımın ilk adımı, her iki eşin mallarını “edinilmiş mal” ve “kişisel mal” olarak ayırmaktır. Bu ayrım doğru yapılmazsa hesabın geri kalanı da hatalı olur.

Edinilmiş mallar (paylaşıma girer)

TMK m.219’a göre bir eşin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettiği değerler edinilmiş maldır. Bunlar başlıca şunlardır:

  • Çalışma karşılığı elde edilen maaş, ücret ve kazançlar ile bunlarla alınan ev, araba, arsa gibi mallar
  • Sosyal güvenlik kurumlarından veya personel yardım kuruluşlarından yapılan ödemeler
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
  • Kişisel malların gelirleri (örneğin evlilik öncesinden kalan bir dairenin evlilik içindeki kira gelirleri)
  • Edinilmiş mallar yerine geçen değerler

Kişisel mallar (paylaşıma girmez)

TMK m.220’ye göre ise aşağıdaki mallar eşin kişisel malıdır ve paylaşılmaz:

  • Yalnızca o eşin kişisel kullanımına yarayan eşyalar
  • Evlilik birliği kurulmadan önce sahip olunan mallar
  • Evlilik sırasında miras yoluyla veya karşılıksız (bağış gibi) kazanılan mallar
  • Manevi tazminat alacakları
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler (örneğin babadan kalan arsanın satılıp parasıyla alınan daire)

Önemli bir karine de unutulmamalıdır: Bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olduğu kabul edilir (TMK m.222). Yani bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu belgeyle ispatlamak zorundadır.

Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Hesaplama ilk bakışta karmaşık görünse de mantığı basittir. Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ait borçlar düşülür. Geriye kalan tutara “artık değer” denir ve her eş, diğerinin artık değerinin yarısını alacak olarak talep edebilir (TMK m.231 ve m.236).

Örnek verelim: Evlilik içinde alınan dairenin bugünkü değeri 4.000.000 TL, üzerindeki kalan kredi borcu 1.000.000 TL ise artık değer 3.000.000 TL olur. Diğer eşin bu daire üzerindeki katılma alacağı 1.500.000 TL’dir. Diğer eşin de edinilmiş malları varsa, iki taraf birbirinden alacaklı olur ve alacaklar mahsup edilir.

Mal rejimi ne zaman sona erer, değer hangi tarihe göre belirlenir?

Boşanmada mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır (TMK m.225). Bu nedenle hangi malların paylaşıma gireceği dava tarihine göre belirlenir. Dava açıldıktan sonra alınan bir mal tasfiyeye girmez.

Malların değeri ise dava tarihindeki değere göre değil, tasfiye anındaki sürüm (piyasa) değerine göre hesaplanır (TMK m.228 ve m.235). Uygulamada mahkemeler, karar tarihine en yakın tarihte bilirkişi incelemesi yaptırarak bu değeri tespit eder. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde bu kural, alacak miktarını ciddi şekilde etkiler.

Değer Artış Payı: Kişisel Malla Yapılan Katkı

Bazen bir eş, diğer eşin malının alınmasına veya iyileştirilmesine kendi kişisel malıyla katkıda bulunur. Örneğin kadın, babasından kalan mirası eşinin adına alınan evin peşinatı olarak vermiş olabilir. Bu durumda kişisel malla yapılan katkı, katılma alacağından ayrı olarak “değer artış payı” adıyla talep edilir (TMK m.227).

Değer artış payı, katkının o malın bugünkü değerine oranı üzerinden hesaplanır. Yani katkı sırasında verilen tutar değil, malın bugünkü değerindeki karşılığı istenir. Bu nedenle katkının yapıldığı tarih, tutarı ve kaynağı (banka dekontu, miras belgesi gibi) çok iyi belgelenmelidir.

Boşanmadan Önce Mal Kaçırılırsa Ne Olur?

Boşanma sürecinin yaklaştığını hisseden bazı eşler, malları akrabalarına devretme veya düşük bedelle satma yoluna gidebilir. Kanun bu ihtimali öngörmüştür. TMK m.229’a göre şu kazandırmalar, hesaplamada sanki hâlâ o eşin malvarlığındaymış gibi edinilmiş mallara eklenir:

  • Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar (olağan hediyeler hariç)
  • Diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler (bu durumda bir yıllık süre sınırı aranmaz)

Ayrıca boşanma davası açılmadan önce veya dava sırasında, mahkemeden tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını istemek mümkündür. Böylece dava sürerken malın üçüncü kişilere devri engellenebilir.

Mal Paylaşımı Davası Nasıl ve Ne Zaman Açılır?

Mal rejiminin tasfiyesi davası, aile mahkemesinde görülür. Bu dava boşanma davasıyla birlikte açılabilir; ancak mahkemeler uygulamada genellikle bu talebi ayırarak ayrı bir dosyada görür ve boşanma kararının kesinleşmesini bekler. Çünkü boşanma kesinleşmeden mal rejiminin sona erdiği kesinlik kazanmaz.

Süre konusunda yerleşik içtihat, mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacakların boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık genel zamanaşımına tabi olduğu yönündedir. Yine de zaman geçtikçe delillere ulaşmak zorlaştığından davayı geciktirmemek yararınıza olur.

Davada hangi deliller kullanılır?

Tapu ve araç kayıtları, banka hesap dökümleri, kredi sözleşmeleri, maaş bordroları, SGK kayıtları ve gerektiğinde tanık beyanları bu davaların temel delilleridir. Mahkeme, taraf malvarlıklarını ilgili kurumlara müzekkere yazarak da araştırır. Değer tespiti için ise bilirkişi incelemesi yapılır. Alacak miktarının baştan kesin olarak bilinemediği durumlarda dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir.

Mal Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar

  • “Tapu onun adına, hakkım yok” diye düşünmek: Edinilmiş mallarda tapu sahibi kim olursa olsun diğer eşin katılma alacağı vardır.
  • Ziynet eşyasını mal paylaşımıyla karıştırmak: Düğünde kadına takılan ziynetler kural olarak kadının kişisel malıdır ve ayrı bir alacak davasıyla istenir.
  • Kişisel mal katkısını belgelememek: Miras veya aile yardımıyla yapılan katkılar ispat edilemezse edinilmiş mal sayılabilir ve yarı yarıya paylaşılır.
  • Anlaşmalı boşanma protokolünde malları unutmak: Protokolde mal paylaşımından açıkça feragat edilmişse, sonradan talepte bulunmak çoğu zaman mümkün olmaz. Protokolü imzalamadan önce mal konusunu netleştirin.
  • Kredi borcunu hesaba katmamak: Artık değer, malın değerinden ona ait borç düşüldükten sonra bulunur.
  • Tedbir istemekte geç kalmak: Mal devredildikten sonra geri almak çok daha uzun ve zahmetli bir süreçtir.

Sonuç

Boşanmada mal paylaşımı, “kimin adına kayıtlı” sorusuyla değil, “evlilik içinde emekle mi edinildi” sorusuyla çözülür. Zeynep’in örneğindeki daire, evlilik içinde maaşla ödenen krediyle alındığı için edinilmiş maldır ve Zeynep, tapu eşinin adına olsa bile bu dairenin artık değerinin yarısını talep edebilir.

Her evliliğin mal tablosu farklıdır; 2002 öncesine uzanan evlilikler, kişisel mal katkıları ve devredilen mallar hesabı tamamen değiştirebilir. Haklarınızı kaybetmemek için boşanma davası açmadan önce malvarlığınızı belgeleriyle birlikte değerlendirmek amacıyla bir Van aile hukuku avukatıyla iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki danışmanlık için Av. Robin Eren: 0553 490 5138 | avukatrobineren.com